Toplumsal mücadeleler tarihine
Komintern'in ikinci kongresindeki 'Asyalı işçiler için devrim zamanı geldiği'
tezindeki ısrarıyla geçen Meksika ve Hindistan komünist partilerinin kurucusu,
Manabendra Roy. Bu Hint devrimcisi Nazım Hikmet'in "Benerci Kendini Niçin
Öldürdü" şiirinde karşımıza çıkıyor, ancak Nazım onun için "ruhunu
satıp rahatı bulmak fırsatını ele geçirdi" diyor.
Kavel Alpaslan
kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

“Benerci Kendini Niçin Öldürdü” Nazım
Hikmet’in en uzun şiirlerindendir. Hintli bir devrimci portresinin çizildiği
şiirde, dönemin TKP’sine göndermelerin yanı sıra dünya komünist hareketinden
önemli izler de karşımıza çıkar. Şiirdeki ‘Roy Dranat’ karakteri yapılan farklı
benzetmelerin birleştiği noktadır. Komintern’in ikinci toplantısında sömürge
ülkeler konusunda Lenin’i kendi tezlerine katılmaya ikna eden ve Doğu’nun
bağımsız devrimci geleneğinin oluşumunda önemli rol oynayan ancak yıllar içinde
mücadeleye küsen Manabendra Roy ile Roy Dranat arasındaki isim benzerliği
dışındaki paralellikler de dikkat çekicidir.
Hem Meksika ve hem Hindistan komünist
partilerinin kurucusu olan Manabendra Roy’un ilginç yaşamı ve Marksist tarih
içindeki yerinden bahsetmeye başlamadan önce, Nazım Hikmet Roy Dranat’ı nasıl
tanımlıyor? Şiirde Hikmet’in dipnotu Dranat’ı çok güzel açıklamakta:
“Okuyucularıma, ismiyle ilk defa
karşılaştıkları ROY DRANAT hakkında kısa bir malûmat vermeyi münasip buldum.
Roy Dranat, Benerci’nin eski bir kavga arkadaşıydı. Fakat sonra, galiba korktu,
galiba sabrı tükendi ve galiba ruhunu satıp rahatı bulmak fırsatını ele
geçirdi. Kavgadan ayrıldı. Şimdi ROY DRANAT, İngiliz emperyalizminin emrinde,
sakalsız, pelerinsiz ve kılıçsız, rahatını arayan zavallı, mustarip bir
Faust’tur.”
Doğrusu bu sözlerin, Manabendra Roy’un
hayatına Marksist açıdan bakıldığında yapılması, çok mümkün bir benzetme
olduğunu hayatı incelendikten sonra daha iyi anlaşılıyor. Artık gelelim Roy’un
bıraktığı izlere. Brahman bir rahibin oğlu olarak 1887’de Bengal, Hindistan’da
doğar. Malum, Hindistan’da o dönem İngiliz sömürgeciliği etkili bir şekilde
hissedilmektedir. Bölgedeki İngiliz varlığına karşı milliyetçi çizgide radikal
eylemler organize eder, cezaevine girer. Ardından Birinci Dünya Savaşı
öncesinde İngilizlere karşı cephane karşılığında savaşmak üzere Almanlarla
ilişkiye geçer. Nitekim bu ilişkiler Roy’u ülke dışına çıkma durumunda
bırakacak ama bu sayede sosyalizmle de tanışacaktır.
Endonezya’dan Japonya’ya, Batı
Avrupa’dan ABD’ye… İngilizlere karşı örgütlenme için var gücüyle arayışa giren
Roy, son durağında hayatını değiştirecek iki şeyle tanışır: Eşi ve sosyalizm!
Roy’un gelecekteki eşi, sosyalist bir kadın olan Evelyn Trent, onun fikirlerini
Marksizm’e yöneltmekte oldukça etkili olur. Tarih tesadüflere ancak belli
ölçülerde imkan verir… Krizdeki dünyada yükselen sosyalizm, o dönem sömürge
halklar için de önemli bir seçenek haline gelmekteydi. Anti emperyalist
tezlerin ezilen halklarda karşılık bulması şaşılacak şey değildi.
Fakat İngilizler peşini bırakmaz ve
Roy, eşi Trent’le birlikte Meksika’ya geçer. Rusya’da 1917’de Ekim Devrimi’nin
gerçekleşmesin ardından Meksika’da Komünist Partisi’nin kuruluşunda yer alır.
Bolşevik Mihail Borodin ile de yine Meksika’da tanışır ve Moskova’nın ilgisini
çeker, Komintern’in 2’inci kongresine Lenin tarafından davet edilir.

İKİNCİ ENTERNASYONAL TOPLANTISI
Toplantıya damgasını sömürge
dünyadaki komünistlerin izleyeceği yol ve stratejiler vurur. Konu tartışılırken
kimi Avrupalı delegeler ‘Avrupacı’, Roy ‘Asyacı’, Lenin, Rus ve kimi başka
Avrupalı delegelerse ikisinin arasında bir tutum izlemektedir. Çoğunluğun
görüşü Asya’da proleter bir devrimin ancak Avrupa'daki devrimleri takiben
gerçekleştiği şeklindeydi. Lenin de bu açıdan ‘demokratik burjuva
hareketlerinin desteklenmesi’ fikrini savunuyordu. Roy’un savıysa Asya’da
emekçiler ve köylülerin komünist bir devrime önderlik edilebileceğiydi. Bu
görüşünün de somut nedenleri vardı. Hindistan’da nüfusu 5 milyonu geçen işçi
sınıfı, yoğun katılımlı grevler, direnişler organize ediyordu, topraksız
köylülerin nüfusu oldukça fazlaydı. Haliyle Hint komünistler proleter güçlerine
güveniyor ve burjuva milliyetçi hareketlerle ortak bir zeminde yer almak
istemiyorlardı.
Lenin hakkında genelde yapılan
‘uzlaşmaz bir karakteri’ olduğu yorumları zaman zaman fazla abartılmaktadır.
Devrimci kararlılığı onu sekter biri yapmamıştır. Nitekim bu durumun bir örneği
burada ortaya çıkar. Roy’un sözlerini dinledikten sonra tezlerini yeniden
kaleme alır! Gel gelelim Sovyet yönetiminin ileride bu tezlerle çok mutabık
kalmaz. Roy Komintern tarafından Çin’e gönderilir. Burada eski arkadaşı Borodin
ile aynı tezler üzerindeki görüş ayrımları derinleşir. Borodin eski tezlerden
yola çıkarak Çinli komünistlerle sağcı milliyetçi Kuomintang grubu arasında
birleşik cephe kurma görüşündedir. Çinli komünistlerin çoğunluğu ise Roy’un
tezlerini haklı bulur.
Roy daha sonra Stalin’in eleştirileri
üzerine Komintern’den atılır. Avrupa’da bir süre kaldıktan sonra ülkesine
döndüğünde İngilizler tarafından tutuklanır ve 6 yıl cezaevinde kalır. Daha
sonra Nehru ve Gandi’nin fikirlerine karşı çıkar ancak tam da bu sıralarda,
sosyalist düşünceden bir hayli uzaklaşıp ‘hümanist’ bir filozof olur. Himalaya
dağlarında bir köyde hayatını kaybetti.
Roy’un Komintern’den atıldıktan bir
süre sonra sosyalizme küsmesi ve filozof oluşu, yazının başında bahsettiğimiz
Nazım Hikmet’in ‘Roy Dranat’ına olan benzerliğini gözler önüne seriyor. Fakat
devrimci kahramanımız Benerci’yi kendi felsefi bakışıyla eleştiren Roy Dranat,
hikayenin bir bölümünde tekrar ortaya çıkar:
“Bir köşebaşında Roy Dranat’la
karşılaştılar.
Havagazı fenerinin altında durdular.
Roy Dranat sarhoştu.
Benerci’nin ellerini tuttu:
— Benerci, belki siz haklısınız,
dedi. Belki haklısınız.
Fakat, ben «dünyayı düzeltecek ben mi kaldım»a kadar
düştüm.
Mümkündür ki, «beş parmak bir olmaz»a kadar da alçalayım.
Amma, bana
öyle geliyor ki, sizin hakkınız var.
Allahaısmarladık Benerci.
Ben bu tarafa
sapıp yoluma gidiyorum, sen de yoluna git...
Roy Dranat, Benerci’nin ellerini bıraktı.
Şapkasını çıkardı.
Yerlere
kadar eğilerek Benerci’yi selamladı”
Manabendra Roy, Hindistan’ı sosyalizme taşıma gayretini yitirmesinden dolayı, mücadelede ısrarcı, döneminin ‘Benercileri’ önünde belki eğildi belki eğilmedi. Ancak yine sosyalizm için Lenin’i ikna edecek kadar hatırı sayılır katkıları ile toplumsal mücadeleler tarihinde yer aldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder