Blog Arşivi

17 Mayıs 2019 Cuma

SINIF SAVAŞI HER ALANDA!

Tarih sınıf savaşımları tarihidir
                                                 
                                        Karl MARX

Mülkiyetin ortaya çıktığı zamanlardan bu güne mülk sahipleri ile mülksüzler, yani emeğinin büyük bir kısmına el konanlarla bu emeğe el koyanlar arsında bir kavga sürüp gitmektedir.
Köle sahipleriyle köleler, toprağa bağlı serflerle toprak ağaları derebeyler arasında yürütülen kavga Modern dönemin temel iki sınıfı arasında sürüp gitmektedir.
Bu iki sınıf; işçi sınıfı (Proletarya ile Burjuvazi) ve sermaye sınıfı arasında sürmektedir.
Tarihsel gelişim süreci içerisinde sömürü de biçim değiştirmiş, kaba şiddetin yerini inceltilmiş yöntemler almıştır.Çalışma mekanları, çalışma süreleri, çalışma koşulları, her dönemin yapısal özelliklerine, karakterine vb. uygun olarak gelişmiş değişime uğramıştır. İşçiler sınıflar arası mücadelede edindikleri kazanımlar gereği 18. yüzyıl İngiltere'sindeki gibi çocuk yaşta öldürülünceye kadar çalıştırılmaktan genel anlamda daha ileri bir konumdadır. Elbette bu gün de, çocuk işçiliği yoğun sömürü koşulları, iş cinayetleri dünyanın bir çok yerinde sürmektedir.

Bir sınıfın kazanımı diğer sınıfın kaybettiğidir. Zenginlik bir anda kendiliğinden ortaya çıkmaz.
Bir yerde zenginliğin oluşabilmesi için bir başka yerde yoksulluğun artması zorunludur.
İşçilerin kötü çalışma ve yaşama koşulları, patronların daha iyi yaşam koşullarının garantisidir.
İşçilere eksik ödenen her kuruş patronun cebinde gittikçe çoğalan milyonlardır.

Biz ucuza kötü yemekler yemek zorunda kaldığımız, sağlıklı beslenemediğimiz için onlar iyi yemekler yiyor sağlıklı beslenebiliyor.
Onların çocukları iyi eğitim alıyor bizim çocuklarımızsa zorunlu olan dışında yeterli eğitim alamıyor.

Bu eşitsiz koşullar, ezilen sömürülen yığınların isyanına, eşit, özgür, daha iyi yaşam isteğine ve bunu kurma yolunda mücadeleye sevk etmektedir.
Sınıfların ortaya çıktığı günden bu yana her iki sınıfın bir mücadele birikimi ve tarihsel hafızası oluşmuştur.
Sermaye sınıfı kendi tarihsel birikiminden dersler çıkararak zayıf yanlarını onarmakta güçlendirmekte, önlem almakta kendi mevzilerini sağlamlaştırmaktadır.
İşçi sınıfı da yaşadığı mücadele deneyimlerinden dersler çıkararak yenilgilerden zafere ulaşmanın kalıcı kazanımlar elde etmenin ve kazandıklarını

Bu birikim, tek tek işçilerin belleğinde parça parça yer etse de, aslolan bunun işçi sınıfının örgütlü partisi ve kurumları elinde bir bütün olarak toplanması, korunması ve süreklilik içinde canlı tutularak yarına taşınmasıdır.

Hafızamız bizi güçlü kılar ve yeni kazanımlar için atılım yolunda bize güç verir. tarih boyu 15-16 Haziran 1970 büyük işçi ayaklanmasının tarihsel önemi çok büyüktür.




 Beş yüz bin emekçinin sel olarak aktığı 1 Mayıs 1977 de işçi sınıfını gücünün simgesi haline dönüşen Taksim alanı sınıf mücadelesinde bayraklaşmış önemli bir meydandır.
Bu alan daha sonraki yıllarda yasaklanmış ancak işçi sınıfı Taksim alanından vazgeçmemiş, bu alanı tekrar kazanmak için uzun mücadeleler vermiştir.

37 İşçinin katledildiği 1977 1 Mayısının AKM ye asılan dev zincirlerini kıran işçi afişi hala o dönemi yaşayan işçilerin ve işçi örgütlerinin hafızasında canlılığını korumakta, simgesel bir değer taşımaktadır.


Taksim alanı ve AKM binası 1977 1 Mayısından bu güne sınıflar mücadelesinin  simgesel değer taşıyan en önemli mekanlarındandır.
Milyonların günlerce işgal ettiği Taksim alanı ve AKM binası yakın geçmişte Gezi Parkı direnişi ile başlayan Haziran ayaklanmasının da simgesel mekanı olmuş oraya asılan pankartlar yüzümüzü gülümseten umut veren aydınlık geleceğimize yol gösteren 77 nin ışığını süreklilik ve kopuş içinde günümüze taşıyan yeni kuşakların eylemiyle tazelenen daha kapsayıcı bir simgesellik kazanmıştır.


KORKTUKLARI HAYALETTEN KAÇAMAYACAKLAR!

Bu alanda yıllar önce dolaşan hayalet yıllar sonra geri gelmiş Haziran günlerinde Burjuva iktidar sahiplerinin uykularını kaçırmaya onlara unutmaya çalıştıkları geçmişi daha güçlü hatırlatmaya devam etmektedir.
Burjuvazinin hafızasında karabasanlar yaşadığı uykusuz gecelerini hatırlatan bu meydan ve AKM binası bu nedenle mutlaka yıkılmalıdır. Taksim meydanı bütün ilerici eylemlere, devrimcilere ve işçi sınıfına mutlaka kapatılmalıdır.
Geçmişi çağrıştıran, az da olsa anımsatan semt, mahalle, cadde, sokak, park, kültür merkezi her ne varsa isimleri, anılardan kazınmalı kitlelere unutturulmalıdır.

KIZILAY MEYDANI, KONAK MEYDANI, TARİŞ,TEKEL,SEKA, ZONGULDAK MADENLERİ
adı direnişle, mücadeleyle anılan, her yeri her kurumu yok etmek, yıkmak, satmak talan etmek burjuvazinin korkusunun, sınıf kininin açık bir göstergesidir.


Sınıf savaşı sadece günlük bir mücadeleyle değil tarihsel hafızayı silerek de sürüyor.
İşçi sınıfının mücadele hafızası yok ediliyor. Mücadele alanlarımız mekansal olarak hafızalarımızdan siliniyor.
Sinemalar, Tiyatrolar, Sokak isimleri çok şey anlatıyor onlara. Bize anlatamadığı kadar çok şey.
















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder