Blog Arşivi

6 Temmuz 2016 Çarşamba

ARKADAŞIM!



ARKADAŞIM

Arkadaşım bak böyle giderse erken ayrılacaksın aramızdan.
Her gün öğleyi zor bekler oldun. Horozkarası dolup boşalıyor her türden bardaklara, kimi zaman şişeden kafaya diktiğinde oluyor. Şişelerin biri boşalıp diğeri geliyor. Arada mesafe bile bırakmadan demlenip duruyorsun. Aranızdaki bağ nedir anlayamadım sevgi mi desem aşk mı?
Bildiğim şu ki bu kadar bağlılık yıkar adamı. Bir an onsuz olamamak zor iş elbette.
Ama her şeyin bir sınırı olmalı değilmi ya.
Sözcükleri cümleye dönüştüremeyecek kadar içmeyi adet ettin kendine.
Diyeceğim bu beden fazla dayanmaz da çökerse bir gün, yani olurda gidersen erkenden. Erken demekte ne kadar doğru bilemiyor insan her gün çocukların toprağa gömüldüğü bu yerde. Yinede olur da ayrılık erken çalarsa kapıyı.
Elbet cenazen ortada kalmaz. Bu gün sana kızan bütün dostların sırtlanır tabutunu. Amma velâkin mesele bu değil güzel dostum.
Bu umutsuzluk hali, bu boş vermişlik yakışmıyor sana.
Bu güne kadar yaptıklarına, besleyip büyüttüğün o güzel düşlerine.
Böylemi varacağız o hayalini kurduğumuz güzel günlere.
Her şey bitmedi daha, bak bıyıkları yeni terlemiş oğlanlar, yüreğinden geçen bir sevgiliye elleri değmemiş gencecik kızlar dövüşüyor dağ başlarında.
Şehirlerde umut oluyor gülümseyişleri. Fabrikalarda kabarıp kabarıp duruyor işçi düşleri. Sonra susturuluyor işsizlikle, şükürle.
Karanlıkta bizi arıyor gözleri ışıklı bir gelecek hayali kuranların.
Bir selamımız bile gülümsetir yüzlerini oysa. Hep içerek varamayız kurduğumuz düşlere. Başkalarının dövüşüyor olması haklı çıkarmaz seni.
Şairin dediği gibi “herkes kendi payına dövüşür” .
Bu gün güzeli yaratmak her zamankinden zor ve meşakkatli elbet. O yüzden inatla, sabırla daha fazla çalışmak gerek. İşin ucundan tutmak değil, ciddiye alıp tam ortasında sım sıkı kavramak gerek.
İnsan sadece bedeniyle değil hayalleriyle ayakta kalır.
Zordan kaçışı bu yüzden insanların, hayallerinin tükenişi.
Kendinden kaçıyor herkes, sığınıyor karanlığa.
Kalabalıklara sığınıyor, çocukların hayranlıkla baktığı geçmişin devrimci ağabeyleri, kör, sağır, dilsiz kalabalıklara.
Silemiyor geçmişini, silinmiyor yaşanmışlıklar.
İnsan kendinden kaçamaz.
Bütün yükü sırtlayamazsan da ucundan tut, genç insanlar görüp moral bulsun varlığınla. Anlam kat kendine, anlam kat hayata.
Değersiz bir ölüm bırakma geride.
Sen öldüğünde bile ışıldasın gülüşün.
Elinde şarap şişesiyle, değil kızıl bayraklarla anılsın adın.
Küçükte olsa inatla gülümseyen fotoğrafın olsun yakamızda
                                                                                                   07.07.2016


1 yorum:

  1. AĞIR OLMUŞ BEEE.İNCİTMEYEYİM DERKEN KOCA VARYOZU İNDİRMİŞSİN KAFAMIZA.

    YanıtlaSil